Ulaşım Masrafları: Araç Sahibi mi Toplu Taşıma mı
Arabamı sattığım ay banka hesabımda hiçbir şey değişmedi. Bu beni şaşırttı, çünkü aracı satarken "artık cebimde para kalacak" diye düşünüyordum. Gerçek şu ki aracın maliyetini hiç doğru hesaplamamıştım; sadece benzine ödediğim parayı biliyordum. Muayene, lastik değişimi, kaskonun taksitleri, otoparklar, arada bir çıkan arıza faturaları... Bunları hiçbir zaman aynı satıra yazmamıştım. Yazmaya başladığımda ise "ulaşım" kaleminin bütçemdeki ikinci en büyük kalem olduğunu gördüm. Kirandan sonra en çok paramı yol yiyordu.
Önce sorunu doğru tanımlayalım
Ulaşım masrafı hesabı çoğu kişide yanlış kurulur, çünkü kıyaslamayı yanlış iki şey arasında yaparız. "Bir depo benzin 1.500 lira, aylık kartım ise 400 lira" gibi bir cümle kurmak kolaydır ama bu karşılaştırma değil, sadece iki farklı ölçü birimini yan yana koymaktır. Doğru soru şu: bir ay boyunca A noktasından B noktasına gidip gelmenin bana toplam kaç liraya mal olduğu. Toplam derken gerçekten toplamı kastediyorum — yılda bir kez ödediğin şeyleri de on ikiye bölüp içine katmak zorundasın.
Bu yüzden ulaşım, sabit ve değişken giderleri ayırmayı öğrenmenin en güzel alıştırma alanıdır. Sigorta ve vergi sabit; yakıt ve otopark değişken. Aracın olduğu sürece hiç kullanmasan bile ödemeye devam ettiğin bir taban maliyet vardır ve insanların çoğu bu tabanı görmez.
Kendi rakamlarını çıkarmanın yolu
Ben şöyle yaptım: son on iki aya ait tüm banka ve kredi kartı hareketlerimi indirdim, içinden ulaşımla ilgili her satırı ayrı bir yere kopyaladım. Benzin istasyonları, oto yıkama, lastikçi, servis, sigorta şirketi, otopark, köprü-otoyol geçişleri, bir de tamamen unuttuğum "aracı çekiciyle taşıttığım o gün". Sonra toplamı 12'ye böldüm. Çıkan sayı, kafamdaki tahminin neredeyse iki katıydı.
Bu iş için karmaşık bir program gerekmiyor; aylık giderleri takip etme yöntemlerinden hangisini kullanıyorsan onun içine "Ulaşım" adında tek bir kalem açman yeterli. Yeter ki her şeyi oraya yaz.
İki seçeneğin dürüst karşılaştırması
Aşağıdaki tabloda rakam vermiyorum, çünkü senin şehrin, aracın yaşı ve günlük yolun benimkinden farklı. Onun yerine hangi kutuya ne yazacağını gösteriyorum. Kendi ulaşım giderleri karşılaştırma tablonu bunu şablon alarak doldurabilirsin.
| Kalem | Araç sahibi | Toplu taşıma |
|---|---|---|
| Aylık taban maliyet | Trafik sigortası + kasko + MTV + muayene, hepsinin yıllık toplamı ÷ 12 | Genellikle sıfır; abonman alıyorsan onun bedeli |
| Kullanım başına maliyet | Yakıt, otopark, geçiş ücretleri | Bilet veya kart dolumu, aktarma varsa ek ücret |
| Bakım ve onarım | Periyodik bakım, lastik, fren, beklenmedik arıza | Yok |
| Değer kaybı | Aracın satış değeri her yıl düşer; bu görünmez bir gider | Yok |
| Bağlanan para | Aracın değeri kadar sermaye orada duruyor, başka yerde getiri üretmiyor | Yok |
| Zaman | Trafikte geçen süre + park yeri arama | Bekleme ve aktarma süresi; ama yolda okuyabilir/çalışabilirsin |
| Sürpriz risk | Yüksek: tek bir arıza bir aylık bütçeyi bozabilir | Çok düşük, tahmin edilebilir |
| Esneklik | Yüksek: gece, kırsal, yük taşıma, çocuk | Hat ve saatle sınırlı |
Tabloda benim için asıl fark yaratan iki satır değer kaybı ve sürpriz risk oldu. Değer kaybını hiç gider saymıyordum; oysa aracı üç yıl kullanıp sattığımda aradaki fark, o üç yılda ödediğim yakıttan azımsanmayacak ölçüde büyüktü. Sürpriz risk ise psikolojik olarak daha yorucu: aracın varken acil durum fonunu daha kalın tutmak zorundasın, çünkü şanzıman bir gün "şimdi" der.
Peki karar nasıl verilir?
Bende işe yarayan yaklaşım şu üç adım oldu:
- Bir ay boyunca gerçek yolculuklarını yaz. Nereden nereye, kaç kez, hangi saatte. Yolculuklarının yüzde kaçının toplu taşımayla makul sürede yapılabildiğine bak. Bende bu oran yüzde 80 çıktı, kalan yüzde 20 için taksi ve kiralık araç toplamı bile aracın taban maliyetinin altındaydı.
- İki senaryonun aylık toplamını yan yana koy. Araç senaryosunda taban + kullanım + bakım + değer kaybı; toplu taşıma senaryosunda kart + ara sıra taksi + yılda birkaç kez araç kiralama.
- Farkı bir yere ada. Aradaki fark eğer aylık gelirinin dikkat çekici bir dilimiyse, o parayı boşta bırakmamak lazım. Ben farkı doğrudan tasarruf hesabıma otomatik talimatla aktardım; yoksa "kalırsa biriktiririm" diyerek harcayıp gidiyordum.
Araç mantıklıysa maliyeti nasıl düşürürüm?
Herkesin toplu taşımaya geçmesi gerekmiyor. Vardiyalı çalışıyorsan, küçük çocuğun varsa, işin yük taşımayı gerektiriyorsa araç bir lüks değil araçtır. O durumda odak "araçtan kurtulmak" değil, "aracı ucuzlatmak" olur:
- Kasko ve trafik sigortasını her yıl yenilemeden önce en az üç teklif al; sadakat indirimi diye bir şey çoğu zaman yoktur.
- Periyodik bakımı aksatma. Ertelenen bakım, ertelenmiş bir gider değil, büyütülmüş bir giderdir.
- Haftada bir "ara